Bizi Takip Edin
->

Röportajlar

Ekonomiyi Göçmenler mi ayakta tutuyor?

Son dönemde sadece ülkemizde değil dünyada da sıkça gündeme gelen göç olgusu, birçok problemi de beraberinde getiriyor. Türkiye’ye yabancı göçmen akışı ise sürüyor. Sığınmacılar konusunda kamuoyu tam anlamıyla ikiye bölünmüş durumda. Destekleyenler olduğu kadar karşı çıkanlar da var.

da paylaşıldı

mülteciler

sibel özdemir

“Suriyeliler giderse ekonomi çöker” söylemi de son günlerde oldukça tartışma yarattı. Yaklaşık 1 milyon Suriyeli, kayıt dışı ve düşük ücretle çalışıyor. Suriyelilerin kurduğu şirketlerin sayısı ise yüzde 1 bile değil. Karşı çıkanlar sığınmacıların ülkedeki işsizliği artıracağını öne sürerken, destekleyenler tam tersine istihdama katkıları olduğunu öne sürüyor. Bu polemiği iş dünyasına yönelttik…

Apel Orman Ürünleri Sahibi Oktay Kabasakal konuya ilişkin şunları söyledi: “Ben iş yerimde göçmen işçi çalıştırmıyorum ama bana fason iş yapan firmanın çalıştırdığını biliyorum. Göçmen işçiler, ücretleri düşük olmasına rağmen daha yüksek performansla çalışıyorlar. Onlara verdiğin ücreti Türklere versen, aynı performansı alamıyorsun. Türkiye’de normalde çalışanların izin hakları var malum. Düğün, cemiyet, hastalık, cenaze gibi.. Göçmen işçilerdeyse böyle bir şey uygulanmıyor. Dolayısıyla hem maliyetleri düşük hem de performansları yüksek.”

Apel Orman Ürünleri Sahibi Oktay Kabasakal

Apel Orman Ürünleri Firma Sahibi Oktay Kabasakal

‘GENELDE KÜÇÜK ESNAFTA ÇALIŞIYORLAR’

Suriyeli göçmenlerin çok büyük oranda küçük esnaf ve KOBİ seviyesindeki işletmelerde çalıştırıldığına işaret eden Kabasakal, “Yerliler iş beğenmiyor. Göçmenlerin ise herhangi bir seçeneği olmadığı için ucuz iş bölümlerini bu insanlar istila etti. Ama belirli fabrikalarda o kadar Suriyeli çalışmıyor. Genelde küçük esnafta çalışıyorlar. Mültecilerin tercih edilmelerinin sebepleri, sigortasız ve ucuza çalıştırılmaları. Asgari ücrete çalışan bir Türk vatandaşının işverene maliyeti beş bin lira iken bir mülteci işçinin maliyeti işverene iki bin lira. Mültecileri ucuza çalıştıkları için tercih ediyorlar.” şeklinde konuştu.

Mamikler Grup Ortaklarından Faruk Mamik ise konuyla ilgili olarak çalıştıracak kalifiye eleman bulmakta zorluk çektiklerine dikkat çekerek şunları söyledi: “Biz Mamikler Grup olarak hem inşaat sektöründe hem de kuyumculuk sektöründe çalıştıracak eleman bulamıyoruz. İŞKUR’a başvuru yaptığımızda kimse iş başvurusu için gelmiyor. Çünkü artık maalesef ki insanlar özellikle gençlerimiz iş beğenmiyor. Özellikle inşaat sektöründe kalıpçı bulmakta ciddi sıkıntı yaşıyoruz. Meslek liselerinin bu anlamda desteklenmesi ve kalifiye eleman yetiştirmesi gerekiyor. Herkes doktor ya da mühendis olamaz, ya da öğretmen ya da avukat…

faruk mamik

Mamikler Grup Ortaklarından Faruk Mamik

‘ONLARIN DA HAKLARINI GÖZETMELİYİZ’

İnşaatta sanayide çalışacak kaliteli işçiye de ihtiyaç var, hizmet sektöründe çalışacak garsona da. Ancak artık bu işlere başvuru olmadığı için mecburen ülkemize gelen mülteci kardeşlerimizle çalışıyoruz. Bizim insanımızın beğenmediği işi maaşı onlar seve seve kabul edip çalışıyorlar. Ancak burada önemli bir nokta var. Bu insanlarımızın işe ihtiyacı var her şartta çalışıyorlar diye haksızlık etmememiz lazım. Kayıt dışı olarak güvencesiz şekilde çalıştırmak hem onlar için hem de bizler için risk teşkil ediyor. Madem ihtiyacımız var çalıştıracağız o zaman tüm haklarını sağlayarak kayıt altında çalıştırmamız gerekir. Devletimizin bu konuda gerekeni yapacağından şüphemiz yoktur.”

YÜZDE 90’I KAYIT DIŞI ÇALIŞIYOR

Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) Türkiye Ofisi tarafından Şubat 2020’de yayınlanan “Türk İşgücü Piyasasında Suriyeli Mülteciler” araştırmasına göre, Türkiye’de yaklaşık 950 bin Suriyeli çalışıyor. Ancak çalışan Suriyeliler arasında kayıt dışı çalışanların oranı yüzde 91,6 gibi çok yüksek bir seviyede bulunuyor.

ILO araştırmasına göre, Suriyelilerin en çok istihdam edildiği sektörler ise ticaret, inşaat ve imalat olarak sıralanıyor. Bununla birlikte her 3 Suriyeli işçiden 1’i tekstil, giyim, deri ve ayakkabı sektörlerinde çalışıyor. Suriyeli erkeklerin yüzde 71’i çalışırken, 15-65 yaş aralığındaki kadınların yalnızca yüzde 11,2’si çalışıyor.

Öte yandan 5-14 yaş aralığında çalışan Suriyeli çocuk sayısı da 130 bini buluyor. Suriyeli işçiler, çalışma saatleri açısından da dezavantajlı konumda bulunuyor. ILO araştırmasına göre, Türkiye’de ortalama haftalık çalışma süresi 48 saat iken, Suriyeli çalışanların yüzde 53,7’si haftada 50 saatten fazla, yüzde 34,7’si ise haftada 60 saat veya daha fazla çalışıyor.

5,5 MİLYON GÖÇMEN VAR

Göç İdaresi Genel Müdürlüğü rakamlarına göre, Türkiye’deki göçmen sayısı 5,5 milyona ulaşmış durumda. Bu göçmen nüfusunun en büyük kısmını Suriyeliler oluşturuyor. Mülteciler Derneği’nin resmi kurumlar tarafından düzensiz olarak yayınlanan verilerden derlediği bilgilere göre, Türkiye’deki geçici koruma altındaki kayıtlı Suriyeli sayısı 23 Haziran 2021 tarihi itibarıyla bir önceki aya göre 11 bin 766 kişi artarak toplam 3 milyon 684 bin 412 kişi oldu. Bu kişilerin yüzde 47,4’ünü 0-18 yaş arası çocuklar oluşturuyor. Suriyelilerin en çok yaşadığı 5 kent ise İstanbul, Gaziantep, Hatay, Şanlıurfa ve Adana olarak sıralanıyor.

‘BİZİM GENÇLERİMİZ BU İŞLERDE ÇALIŞMAK İSTEMİYOR’

Olmetsan Metal Fabrikadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Emrah Yetiş ise konuyla ilgili şunları kaydetti: “Özellikle bizim gibi sektörlerde artık eleman bulmakta ciddi anlamda zorluk yaşıyoruz. Çünkü alttan artık adam yetişmiyor. Bizim gençlerimiz bu işlerde çalışmak istemiyor. Yüzde 13,5 işsizliğe karşın eğitimli gençler belli işlerle çalışmak istemiyor veya iş beğenmiyor. Bundan dolayı son yıllarda sanayide ve tarımda, hayvancılıkta işverenler çalışacak adam bulmakta sorun yaşıyordu. Suriye, Afganistan, Özbekistan ve Türkmenistan’dan gelenler bizim insanımızın, gençlerin beğenmediği işlerde de çalışıyorlar. Biz maalesef hala sanayide nitelikli eleman sorununu çözemedik. Gençlerimiz sanayide yağın kirin içinde çalışmaktansa AVM gibi temiz işlerde çalışmayı tercih ediyor.

 Emrah Yetiş

Olmetsan Metal Fabrikadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Emrah Yetiş

‘EĞİTİM SEVİYELERİ DÜŞÜK OLMASI NEDENİYLE…’

Bir yanda işsizlik, diğer yanda sanayici çalıştıracak nitelikli eleman bulamıyor diyen Yetiş, “Bu kadar işsizliğe rağmen insanlarımız maalesef sanayide çalışmak istemiyorlar. Buna işsizlik değil gönüllü işsizlik demek lazım. Araştırmalar, Suriyeli mültecilerin, yerli halkın yani Türk vatandaşlarının çalışmak istemedikleri işlere talip olduklarını oraya koyuyor. Eğitim seviyelerinin düşük olması nedeniyle Suriyeli mülteciler daha çok enformel, kayıt dışı ve ucuz iş gücü olarak kullanılıyorlar. Türkiye’deki Suriyelilerin en çok çalıştıkları sektörlerin başında mevsimlik işler, dolayısıyla tarım ve hayvancılık geliyor. Bunun yanı sıra tekstil, inşaat ve hizmet sektörleri, sokaklarda simitçi, ayakkabı boyacısı, seyyar satıcı olarak da çalışıyorlar. Yani mültecilerin Türkleri daha nitelikli işlere ittikleri sonucu ortaya çıkıyor.

‘KAYIT DIŞI ÇALIŞMAYI ÖNLEYİCİ TEDBİRLER ALINMALI’

Türkiye’den Almanya’ya işçi göçü yaşandığı yıllarda da, Türkler Almanya’da vasıfsız iş gücü ihtiyacını karşılamış ve Almanları daha nitelikli işlere yöneltmişti. Benzer bir durumun Türkiye’de de yaşanması olasılıklar arasında. Ama bu durum haksız rekabete de yol açmamalı elbette. Ancak Suriyelilerin ucuz işgücü olarak istihdam edilmeleri kayıtdışı çalışma; çalışma koşullarının kötüleşmesine ve  ücretler başta olmak üzere aşağıya doğru çekilmesine neden olacaktır. Bu yaşanan durumun engellenmesi için kayıt dışı çalışmayı önleyici tedbirler alınması büyük önem taşımaktadır.” ifadelerini kullandı.

Kamu işçi toplu sözleşmelerinde sona doğru

Yorum Yapmak İçin Tıklayın

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Döviz Kurları

Facebook

Son Haberler