Bizi Takip Edin
->

Sanayi

KSO Meclisi Prof. Dr. Ahmet Yozgatlıgil’i konuk etti

KSO Meclisi’nin bu ayki konuk konuşmacısı TÜBİTAK Başkan Yardımcısı ve TÜBİTAK MAM Başkan Vekili Prof. Dr. Ahmet Yozgatlıgil oldu

da paylaşıldı

kso

Kocaeli Sanayi Odası (KSO) Kasım ayı Meclis Toplantısı, Meclis Başkanı Hasan Tahsin Tuğrul’un yönetiminde, KSO Yönetim Kurulu Başkanı Ayhan Zeytinoğlu ve Meclis Üyelerinin katılımıyla gerçekleştirildi. Meclis toplantısının bu ayki konuğu TÜBİTAK Başkan Yardımcısı ve TÜBİTAK MAM Başkan Vekili Prof. Dr. Ahmet Yozgatlıgil oldu. Prof. Dr. Yozgatlıgil, TÜBİTAK MAM’ın hizmetleri hakkında meclis üyelerini bilgilendirdi, detaylı bir sunum gerçekleştirerek sanayiciler ile işbirliğini derinleştirmek ve geliştirmek istediklerini söyledi.

GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK ANILDI

Meclis toplantısı, Meclis Başkanı Hasan Tahsin Tuğrul’un meclisi selamlaması ile başladı. Tuğrul,  vefatının 83. yılı nedeniyle Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü anarak sözlerine başladı. Tuğrul, ardından KOSİAD Başkanlığına seçilen Meclis Üyesi Atalay Kaya ile Türk Ticaret ve Sanayi Odası Genç Girişimciler Komite Üyeliği’ne atanan Kocaeli Genç Girişimciler Kurulu Başkanı Tufan Şahinkesen’i görevlerinden dolayı kutladı. Toplantı gündemini meclis üyeleriyle paylaşan Tuğrul, ‘Mühendisler Emekli Olamaz’ sloganıyla KSO Genel Amaçlı Makine İmalatı Sanayi Grubu’nu temsil eden 23. Meslek Komitesi tarafından hayata geçirilen ‘Sanayiye Uzman Projesi’ hakkında meclise sunum yapması için sözü Acar Teknolojik Sistemler Ltd. Şti. Sahibi Cihan Acaroğlu’na bıraktı.

SANAYİYE UZMAN PROJESİ ANLATILDI

Acaroğlu, 23 firma, 93 uzman ve 40 genç mühendisin istihdam edildiği projenin geldiği noktayı hazırladığı sunum eşliğinde meclis üyeleriyle paylaştı. Projenin amacından bahseden Acaroğlu, “Bu projeyle; yıllarca önemli birikim oluşturmuş emekli mühendislerin teknik bilgilerinin, danışmanlık yöntemiyle ülkemiz sanayisine aktarılmasını ve danışmanların yanlarından genç mühendisler çalıştırılarak istihdama katkı sunulmasını amaçladık. Projenin hem sanayiciye hem uzman mühendise hem de genç mühendislere birçok yararı oldu” dedi.

PROJEYİ YAYGINLAŞTIRMAK İÇİN

Konuşmasını sürdüren Acaroğlu, “Sistemin çalışması için gerekli altyapı platformunu oluşturarak mezun dernekleri, sanayi bölge yönetimleri gibi sivil toplum örgütleri ve diğer kuruluşlarda projeyi anlatıp ve yaygınlaşmasını sağlıyoruz. Meslek odalarıyla görüşerek ortak protokollerle projenin yurt içinde bilinir olmasını amaçlıyoruz. Projeye şehir dışından birçok odadan da ilgi var. Projeye başvuru www.sanayiyeuzman.com adresinden yapılabilmekte. Ayrıca projenin tanıtımı için odamız ve projemizin sosyal medya hesaplarından da duyurular yapılmakta” ifadelerini kullanarak, projeyi geliştirmek ve yaygınlaştırma için çalışmaların sürdüğünü belirtti.

ÇİP VE KONTEYNER SORUNLARINA RAĞMEN…

Sunumun ardından KSO Başkanı Ayhan Zeytinoğlu, meclise hitap etti. Zeytinoğlu sözlerine Karadağ’ı 2-1 yenerek Dünya Kupası yolunda başarıyla ilerleyen A Milli Futbol Takımı’nı kutlayarak başladı. Ardından ekonomik verilere ilişkin değerlendirmeleriyle devam eden Zeytinoğlu şunları söyledi: “Ekim ayında ihracatımız yüzde 20,17 artarak 20 milyar 807 milyon dolar olarak gerçekleşti. Çip ve konteyner sorunlarına rağmen ihracatta rekor kırmaya devam ediyoruz.  Önümüzdeki aylarda 21 milyar dolar seviyelerini aşmayı temenni ediyoruz. Burada rekabetçi kurun ihracatı desteklediğini görüyoruz. Aynı zamanda rekabetçi kur ile ithalat eylül ayına göre yüzde 4,5 geriledi. Bu, üretilebilme imkanı olan ürünlerin ülkemizde üretilmesine de yönlendiriyor.

AYHAN ZEYTİNOĞLU

EN FAZLA İHRACAT YAPILAN ÜLKELER

En fazla ihracat yaptığımız ilk beş ülkeye baktığımızda ekim ayında sadece İngiltere’ye ihracatımız gerilemiş. Almanya’ya yüzde 4,5 artışla 1,69 milyar dolar, ABD’ye yüzde 35,3 artışla 1,30 milyar dolar, İngiltere yüzde 17,2 gerilemeyle 1,3 milyar dolar, Irak yüzde 17,1 artışla  1,13 milyar dolar, İtalya yüzde 21,3 artışla 1,10 milyar dolar olarak gerçekleşti. Yıllık ihracatımız ekim itibariyle  215 milyar 684 milyon dolara yükseldi. İthalat ise ekim ayında yüzde 12,97’lik artışla 22 milyar 270 milyon dolar oldu. Dış ticaret açığı ekim ayında 1 milyar 463 milyon dolar azaldı. İhracatın ithalatı karşılama oranı da yüzde 93,4’e yükseldi.”

KOCAELİ DIŞ TİCARET VERİLERİ

Kocaeli dış ticaret verilerine ilişkin değerlendirmesiyle devam eden Zeytinoğlu, “Kocaeli gümrüklerinden aldığımız verilere göre ekim ayında ilimizde üretim yapan firmaların; İhracatları 2 milyar 581 milyon dolar olarak gerçekleşti. 2020 Ekim’de bu rakam 2 milyar 648 milyon dolar idi. Kocaeli gümrüklerinden 1 milyar 155 milyon dolar, Kocaeli dışındaki gümrüklerden ise 1 milyar 426 milyon dolar ihracat yapıldı.  İthalat ise ekim ayında 6 milyar 556 milyon dolar olarak gerçekleşti. 2020 Ekim’de bu rakam 4 milyar 278 milyon dolar idi. Kocaeli gümrüklerinden yapılan ithalat 3 milyar 106 milyon dolar, Kocaeli dışındaki gümrüklerden yapılan ithalat ise 3 milyar 450 milyon dolar oldu” dedi.

CARİ AÇIK VE ENFLASYON

Eylül ayında yıllık cari açığın 18 milyar 444 milyon dolara gerilediğini söyleyen Zeytinoğlu,  ağustos ayına göre 3.9 milyar dolarlık iyileşme olduğunu ekim ayında da dış ticaret açığındaki gerileme ve hizmet gelirlerinin artan katkısıyla yıllık cari açıktaki gerilemenin devam etmesini beklediklerini kaydetti. Enflasyon verilerine ilişkin değerlendirmesiyle devam eden Zeytinoğlu, “TÜFE yüzde 19,89 ve ÜFE ise yüzde 46,31 olarak gerçekleşti. ÜFE’de en yüksek yıllık artış, aylık bazda ise en yüksek 3. artışı gördük. Geçen yılın aynı döneminde gerçekleşen yüksek oranlı artışlardan, olumlu baz etkisinin devam etmesini bekliyorduk. Ancak fiyat artışları ve döviz kurlarındaki artış sebebiyle yükseliş ekim ayında da devam etti” dedi.

DÖVİZ KURLARINDAKİ ARTIŞ

Döviz kurlarındaki artışlara değinen Zeytinoğlu, “Kasım ayında biliyorsunuz kurlarda önemli artışlar yaşıyoruz. 1-7 Kasım’da dolar kuru 9,77 iken 1 – 17 Ekim’de ise  8,96  idi” dedi. Bu tabloda enflasyondaki yükselişin kasımda da devam edebileceğini düşündüğünü paylaşan Zeytinoğlu, “Ekim ayı enflasyonu ile birlikte yeniden değerleme oranı da belli oldu. Ceza, harç ve vergi artışları hesaplanmasında kullanılacak oran yüzde 36,20.Cumhurbaşkanının vergi veya cezaların yeniden değerleme oranının yarısı kadar veya yüzde 50 fazlasına kadar artırma yetkisi var” ifadelerini kullandı.

DOĞALGAZ ZAMMI YORUMU

BOTAŞ tarafından, büyük sanayi ve ticari kuruluşlarda yüzde 48.40, elektrik üretim amaçlı kullanılan doğalgazda yüzde 46.82 artış yapıldığını hatırlatan Zeytinoğlu, “Sanayide önemli bir girdi kalemi olan doğalgaza gelen yeni zamlar maliyetleri de etkileyecektir. ÜFE’den sonra TÜFE’de de fiyat artışlarına neden olacaktır. Rekabet gücümüzü koruyabilmesi için iklim değişikliği ve ekonomideki şartlar da göz önüne alındığında, doğalgazın ve ithal ürünlerin payının, yerli ve yenilenebilir kaynaklara yönlendirilmesinin önemi ortaya çıkıyor” diye konuştu.

KAPASİTE KULLANIMI VE SANAYİ ÜRETİMİ

Ekim ayı kapasite kullanım oranlarına ilişkin verileri paylaşan Zeytinoğlu, Türkiye genelinde kapasite kullanımının yüzde 78,0; Kocaeli’de ise yüzde 71,3 olarak gerçekleştiğini belirtti. Sanayi üretiminde yıllık olarak bakıldığında  yüzde 8,9 artış olduğunu aylık bazda eylül ayına bakıldığında yüzde 1,5.’luk bir gerileme yaşandığını hatırlattı, “Emtia artışları, çip ve konteyner sorunlarından, firmalarımızın üretimlerini kapasitelerinin altına çekmek durumunda kalmalarının, beklentimizin altında bir üretim artışına neden olduğunu söyleyebiliriz” dedi.

SERMAYE MALLARINDAKİ GERİLEMEYE DİKKAT ÇEKTİ

Sanayi üretimine sektörlerin katkısından bahseden Zeytinoğlu, “İmalat sanayi aylık bazda yüzde 1,6 gerilerken yıllık bazda yüzde 9,7 arttı. Ara malı aylık bazda yüzde 1,1 gerilerken yıllık bazda 13,2 arttı. Dayanıklı tüketim malı aylık bazda 5,5 artarken yıllık bazda 10,7 artı. Sermaye malı aylık bazda 5,0 gerilerken yıllık bazda 3,9 arttı.  Orta-ileri teknoloji ürünleri  aylık bazda yüzde 2,7 gerilerken yıllık  bazda yüzde 9,3 arttı. İleri teknoloji ürünleri aylık bazda 1,7 gerilerken yıllık bazda 4,2 arttı. Aylık bazda en yüksek artış, beyaz eşya ve kısmi de olsa otomotivde yerli üretim etkisiyle dayanıklı tüketim malları kaleminde. Aylık bazda en yüksek gerileme ise sermaye mallarında. Bu kalem geleceğe yönelik yatırım ve büyümeyi işaret ettiğinden, izlenmesi gereken bir konu” ifadelerini kullandı.

YILLARA GÖRE ÇALIŞAN SAYISI

İş gücü verilerine ilişkin konuşan Zeytinoğlu, “İşsizlik oranı eylül ayında yüzde 11,5 oldu. Geçen yılın aynı ayına göre 1,3 puan/ağustos ayına göre 0,3 puan geriledi. İşsizlik oranından ziyade çalışan sayılarına baktığımızda toplam çalışan sayısı; 2021 Eylül’de 29 milyon 254 bin kişi, 2020 Eylül’de 27 milyon 11 bin kişi, 2019 Eylül’de 28 milyon 440 bin kişi, 2018 Eylül’de ise 29 milyon 63 bin kişidir. Çalışabilir nüfus 2018’den 2021 Eylül’e 3,1 milyon arttı. İstihdam edilenler ise 191 bin kişi arttı. Ağustostan eylüle istihdam edilenler 28 milyon 828 bin kişiden 29 milyon 254 bin kişiye yükselmesine rağmen, nüfusumuza oranla çalışan sayısı daha yüksek seviyelerde olmalı” dedi.

TEDBİRLİ DAVRANILIRSA…

Bütçenin ekim ayında 17,41 milyar TL açık verdiğini hatırlatan Zeytinoğlu, gelir-gider oranlarını paylaştıktan sonra, “Ocak-ekim bütçe açığı  78,49 milyar TL’dir. Geçen yıl, pandemi etkilerinin azaltılmasına yönelik verilen teşviklerden, bütçe giderlerinin hızlı arttığı bir yıldı. Bunun üzerine, giderlerdeki yüzde 34.6’lık artışla giderler kalemi daha yüksek oldu. Tüketim tarafında tedbirli davranılmasıyla, denk bütçenin, faizlerin düşmesine ne kadar katkı vereceğini hepimiz biliyoruz” dedi.

KAMUDA ÇALIŞAN SAYISI

Ekonomik değerlendirmelerine ilk kez paylaşacağı TÜİK verisini açıklayarak son veren Zeytinoğlu, “Kamuda çalışan sayısı 2002’de 2 milyon 600 bin kişi iken 2020’de 4 milyon 791 bin kişiye yükselmiş. Kamu çalışan sayısının nüfusa oranına baktığımızda 2002’de yüzde 39,9 iken 2020’de 57,3’tür” şeklinde konuştu. Zeytinoğlu daha sonra konuk konuşmacı Prof. Dr. Ahmet Yozgatlıgil’e hitaben Kocaeli sanayisi hakkında bilgi verdi.

ŞANSLI BİR KONUMDAYIZ

Zeytinoğlu sözlerini şöyle devam ettirdi: “Bildiğiniz gibi ülkelerin gelişmişliklerinin temelinde, akademide üretilen bilginin, teknolojiye ve üretime dönüştürülerek ekonomiye kazandırılması yatıyor. Bu kapsamda; bilim, teknoloji, Ar-Ge ve inovasyona kaynak ayıran ülkelerin, ekonomiklik düzeylerinin daha ileri seviyede olduğunu görüyoruz. Bu bakımdan Türkiye’nin bilim politikası ve bilimsel önceliklerinin belirlenmesi konusunda TÜBİTAK’ın etkin rol alması gerektiğine inanıyoruz. Aslında il olarak çok şanslı bir konumdayız. Türkiye’nin tek bilimsel araştırma merkezi olan TÜBİTAK-MAM, Ulusal Test Merkezi – TSE, ilk etabı tamamlanan Bilişim Vadisi ile birlikte 5 Teknopark, 2 Teknoloji Transfer Ofisi ve 2 devlet + 1 vakıf üniversitesini ilimizde barındırıyoruz.

BU YAKINLIKTAN FAYDALANMALIYIZ

Sanayiciler olarak bu fiziksel yakınlıktan faydalanmamız gerektiğini düşünüyoruz. TÜBİTAK olarak, birçok bilimsel çalışmaya, buluşa ve Ar-Ge projesine imza atıyorsunuz. Sahip olduğunuz araştırma alt yapısı ile kamu ve özel sektöre özgün çözümler sunuyorsunuz. Fakat gerek kamuoyu ve gerekse biz sanayiciler olarak yoğun çalışmalarımız arasında sizlerin yaptığı bu çalışmaları yeteri kadar takip edemiyoruz. Yaptığınız Ar-Ge çalışmaları kamuoyu tarafından çok fazla bilinmiyor, çoğunlukla akademik çevre ve belirli sanayi kuruluşları ile sınırlı kalıyor. Oda olarak bizde kurumunuzu daha yakından tanıyabilmek amacıyla firmalarımızla sektörel ziyaretler düzenliyoruz.

KATKI VERMEYE HAZIRIZ

Bu ziyaretlerimiz ile laboratuvar altyapılarınızı ve kabiliyetlerinizi sanayicilerimize tanıtmayı amaçlıyoruz. Pandemi nedeniyle ara verdiğimiz bu ziyaretlere bundan sonraki süreçte de devam etmek istiyoruz. Tüm hizmetlerinizin ve altyapınızın görünürlüğünü artırma noktasında oda olarak katkı vermeye ve sanayiciler ile sizlerin arasında köprü olmaya hazırız. Ayrıca, bölgemizdeki firmaların Ar-Ge proje desteklerinden daha fazla faydalanması için sizlerin işbirliği ile destekler konusunda seminerler düzenleyerek farkındalığın artmasını sağlıyoruz. Bu toplantıları da sürdürmeyi planlıyoruz.”

COP26 İKLİM ZİRVESİ HAKKINDA BİLGİ VERDİ

31 Ekim-12 Kasım tarihleri arasında Glasgow’da yapılan COP26 İklim Zirvesi’nin toplantı notları hakkında bilgi paylaşan Zeytinoğlu şöyle konuştu: “Suudi Arabistan, Avrupa’nın ve dünyanın yeşil hidrojen üretimi merkezi olmak için harekete geçtiğini duyurdu. İklim değişikliği gündeminin harekete geçmesi bizim gibi ülkelerde yaşayanlar için ek maliyet demek. Önce bir emisyon ticaret sistemi kurup, karbonu maliyetlendireceğiz. Sonra özellikle elektrik üretiminde kömürden bir an önce çıkacağız.  Hem hidrokarbon fiyatları artacak hem de kömür madenlerinin olduğu yerlerde yaşayanlar işlerini kaybedecekler. Bu nedenle Dünya Bankası gelişmekte olan ülkelerde kömürden çıkışın düzenli bir biçimde organize edilebilmesi için CIF destekli 2,5 milyar dolarlık bir proje başlattı.

KÖMÜRDEN ÇIKIŞ TARİHİ

Türkiye’de yakında 2030 ya da 2033 için kömürden çıkış tarihi belirleyecek. Mevcut 2,5 milyar dolarlık fon içinde Hindistan, Filipinler, Güney Afrika ve Endonezya var. Çünkü kömüre dayalı salımların yüzde 15’i bu ülkelerden kaynaklanıyor. Türkiye, Dünya Bankası’nın bu fonuna başvurmadığı için yaralanamayacak. Türkiye’nin; Almanya, Fransa ve İngiltere ile Dünya Bankası’nın sağlayacağı 3,2 milyar dolarlık kaynaktan yararlanacağı açıklandı. Bu kapsamda; önce emisyon ticaret sistemimizi kurarak, karbon fiyatlamasına başlayacağız.  Sonra 2053 ile uyumlu olarak 2030 ya da 2033’ü kömürden çıkış yılı ilan edeceğiz.

KÖMÜR BÖLGELERİ İÇİN…

Bu amaçla, kömür bölgeleri için yerel kalkınma planları ve bütçeleri ile sosyal korunma ağı açıklayacağız. Devlet, şirketlere ve millete yaptığı planlar, hazırladığı bütçeler ve belirlediği tarihlerle yol gösterecek. Bu sebeple bu kaynak yeterli değil. Paris İklim Anlaşması ile verilen sözleri tutmamanın görünür bir maliyeti yok. Bu açıdan COP 21 sonrası başlayan süreç, Kyoto sürecinden farklı. Ortada bağlayıcı hedefler yok. Her ülke 1,5 derece hedefine kendi katkısı kendisi niyet beyanı biçiminde açıklıyor.  Şimdi Türkiye’nin 2053 iddialı hedefi ile tutarlı yeni bir niyet beyan etmesi gerekiyor.”

HASAN TAHSİN TUĞRUL

SANTEK DİGİTAL’İ HATIRLATTI

Zeytinoğlu, 8-10 Aralık 2021 tarihlerinde gerçekleştirilecek SANTEK DİGİTAL Fuarı’nı hatırlattı, “Fuar ile eş zamanlı olarak ‘Savunma Sanayi İl Buluşması’ ve ‘Match4Industry’ etkinliklerimizi düzenleyeceğiz.8 Aralık tarihinde “Savunma Sanayi İl Buluşması” etkinliğimizi SSB Başkanımızın ve 9 Vakıf şirketinin katılımı ile fiziki olarak organize edeceğiz. Söz konusu ikili iş görüşmeleri ve panel etkinliğimize web sayfamız üzerinden başvurabilirsiniz.Match4industry etkinliğimizi ise online olarak sürdürüyoruz. Yurt dışı ikili iş görüşmeleri etkinliğimize de katılım sağlayabilirsiniz” dedi.

BURS İÇİN DESTEK TALEBİ

Zeytinoğlu son olarak, “Değerli üyeler, AB’ye üyelik sürecinde gerek duyulan donanımlı insan kaynaklarının yetiştirilmesi hedefi ile 2010 yılından beri Dışişleri Bakanlığı AB Başkanlığı tarafından ‘Avrupa Koleji Yüksek Lisans Bursu’ devam ediyor. Başarılı Türk öğrencilerin Avrupa Kolejinde yüksek lisans yapmalarını temin etmek üzere burs desteğinizi bekliyoruz” diyerek sözü konuk konuşmacı Prof. Dr. Ahmet Yozgatlıgil’e bıraktı.

 

PROF. DR. YOZGATLIGİL MECLİSE HİTAP ETTİ

Prof. Dr. Yozgatlıgil, KSO üyeleriyle bir araya geldiği için mutlu olduğunu söyleyerek TÜBİTAK MAM’ın çalışmalarından bahsetti. Prof. Dr. Yozgatlıgil şunları kaydetti: “Dünya Ekonomik Forumu’nun Küresel Risk Raporu 2021’yi incelediğimizde önümüzdeki 10 yıl zorlu geçecek görünüyor. Önümüzdeki 10 yıl çevresel riskler, siber güvenlik açıkları, salgın hastalıklar gibi birçok sorunla karşılaşacağız. TÜBİTAK, riskler karşısında hızlı aksiyon alan bir kurum. Toplumsal dönüşüm süreçlerinde birlikte çözüm geliştirmek ve birlikte etki oluşturmak gerekiyor.

TÜBİTAK’IN YAKLAŞIMI

Bu kapsamda TÜBİTAK Stratejik Yaklaşımı’nı sizlerle paylaşmak istiyorum. COVID-19 sonrası dönüşümlerde; salgın hastalıklar, iklim değişikliğiyle baş edebilme ve adaptasyon, net sıfır emisyon hedefleri, yeşil büyüme odaklı yatırımların artması zorunluluğu, insan odaklı teknolojik geliştirme, Sanayi 5.0,  dijitalizasyon ve güvenlik (biyo, siber ve gıda) konularına eğildik. TÜBİTAK MAM olarak; 963 çalışanımızla -ki bunun yüzde 62’sini Ar-Ge çalışanları oluşturuyor- güçlü Ar-Ge alt yapısı ve 234’e yakın laboratuvarda hizmet  veriyoruz.

SANAYİ İLE EL ELE

En önemli enstitülerimiz Kocaeli-Gebze’de ancak bunun dışında Ankara, Antalya ve Bursa’da da enstitülerimiz mevcut.  Bilimden teknolojiye, teknolojiden sanayiye ulusal kalkınma hedefleri doğrultusunda milli sanayimizin teknolojik hedeflerini yükseltmek ve rekabet gücünü artırmak amacıyla Ar-Ge çalışmaları gerçekleştiriyoruz. 49 yıllık deneyimimizle sanayi ile el ele çalışmak bizim için önemli.  Bu anlamda Kocaelili sanayicilerimizle işbirliğini derinleştirmeyi ve geliştirmeyi hedefliyoruz.” Prof. Dr. Yozgatlıgil, TÜBİTAK MAM’ın enstitülerinin çalışmalarından da detaylıca söz ederek meclis üyelerine ilgiyle dinledikleri için teşekkür etti. Sunumundan dolayı KSO Başkanı Zeytinoğlu ve Meclis Başkanı Tuğrul da Prof. Dr. Yozgatlıgil’e teşekkür etti.

 

Ne oldu da bu hale geldik! Şeker ve yağ satışına kota!

Yorum Yapmak İçin Tıklayın

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Döviz Kurları

Facebook

Son Haberler