Bizi Takip Edin

Röportajlar

Muharrem Boztürk; ‘Yastık altı birikiminin önemini anladık’

Safir Gold ortaklarından Muharrem Boztürk ile salgın döneminde altının yatırım aracına dönüşmesinin sebeplerini ve sektörün gidişatını Sibel Özdemir ile İş Dünyası’na değerlendirdi.

da paylaşıldı

Kentimizin 25 yıllık tecrübesiyle tanınmış kuyumcularından biri olan Muharrem Boztürk, İzmit kuyumcular çarşısının hemen karşısında Safir Gold’u açarak tecrübesini müşterilerine aktarmayı hedefliyor. Muharrem Boztürk, özellikle korona döneminde altının değer kazanarak yatırım aracına dönüşmesinin sebeplerini ve sektörün gidişatını Sibel Özdemir ile İş Dünyası‘na değerlendirdi.

 *Sektöre girişinizden bahsedelim mi öncelikle? Nasıl başladınız mesleğe?
Sektöre kuyumcular çarşısında başlayan Muharrem Boztürk, “Kuyumcular işine çıraklıktan başladık. Mesleğe 1996’da İzmit’in ünlü saatçilerinden Kadir Saat’te başladım. Yıllarca orada çalıştıktan sonra 2005’te Atasay Kuyumculuk’ta mesleğe devam ettim. 2011’de ise Salih Sarıkaya ile birlikte Tuğra Kuyumculuğu kurduk. Ve yeni yüzlerle yola devam etmek adına ortaklıktan ayrılıp Fatih-Ahmet Boztürk ile Safir Gold’u kurduk. Pandemi süreci nedeniyle açılış yapamadık ama müşterilerimize her koşulda yardımcı olmaya gayret gösterdik.

*Corona döneminde altın neredeyse son 7 yılın zirvesine ulaştı. Siz bu süreci nasıl geçirdiniz?

‘YASTIK ALTI BİRİKİMİN ÖNEMİ ANLAŞILDI’
Corona döneminde en verimli dönemimizi yaşadık. Çünkü yüzyıllardır alışageldiği üzere halkımızda yastık altı yatırım olarak tabir edilen altın alıp saklama alışkanlığı var. Ve bu alışkanlığın ne kadar doğru olduğunu bu dönemde daha net gördük. Çünkü bankalardan paralarını çekemeyen ya da dövizlerini bozdurmakta sorun yaşayan vatandaşımız yastık altı yapıp sakladığı, elinin altında olan altınlarını rahatlıkla bozdurup zor günlerini atlatabildi. Corana döneminde kapalı olduğumuz halde yine de birebir müşterilerimizin bu konuda yüklü altın bozdurmalarında hiç sıkıntı yaşatmadık. Dolayısıyla insanlar yılların alışkanlığının faydasını bu dönem gördüler.

‘KRİZDEN DAHA AZ ETKİLENİYOR’
Pandemi süresince birçok sektör iş yapamayıp zor durumda kalırken bizler tam anlamıyla pik yaptık. Bu süreçte şunu daha net anladık insanlar altınlarının ellerinde ya da yastık altında saklamalarının ne kadar büyük bir avantaj olduğunu anladı. Altın yatırımcısına hep kazandırdı. Özellikle uzun vadede çok daha fazlasını kazandırdı. Bu konuda hiçbir zaman altın alıcısı ve satıcısı hiç zarar etmedi diyebilirim. Bundan dolayı da külçe, ata çeyrek gibi altınlara talep arttı. Bunun yanı sıra altın al-sat işlemleri yaparak kazanç sağlamaya çalışan bir yatırımcı kitlesi de var. Dolayısıyla, diğer yatırım araçları ile karşılaştırdığınızda altının en büyük özelliği krizlerden daha az etkilenmesidir.

*1 Temmuz’da düğün sezonu açılıyor. Bu denli maddi sıkıntıya rağmen altına talep olacak mı sizce?

‘ALTIN TAKMA GELENEĞİ SÜRECEKTİR’
Farklı ülkelerde yaşanan ekonomik krizler o ülkelerin para birimini doğrudan etkilemektedir ancak altın piyasası daha küresel bir davranış göstererek uzun vadede büyük olasılıkla kazançlı çıkmanızı sağlamaktadır. Bu yüzden de altına ilgi büyük oluyor. Önümüzde 1 Temmuz itibariyle düğün sezonu da açılıyor. Ve biz her şeye rağmen yine hareketli bir dönem yaşamayı bekliyoruz. Çünkü içinde bulunduğumuz pandemiden dolayı her ne kadar insanlar maddi anlamda sıkıntı yaşıyor olsa da düğünlerine giderken mutlaka küçük de olsa altın almak isteyecektir. Belki eskisi gibi 5 bilezik almak yerine 3 bilezik alacak, tam altın takmak yerine gram altın takacak ama her halükarda altın takma geleneğini sürdürecektir.

DİĞER RÖPORTAJLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Yorum Yapmak İçin Tıklayın

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Döviz Kurları

Facebook

Son Haberler