Bizi Takip Edin
->

Röportajlar

Şanbaz Yıldız: Balık yemeyi değil, tutmayı öğretsinler

Halk sağlığına ve toplumsal yaşama ağır darbe vuran pandemi süreci, Türkiye ekonomisini de derinden etkiledi. Bu süreçte iş dünyasının içinde bulunduğu durumu yansıtmaya çalışırken kentin siyasi aktörlerinden de sürecin işleyişini ve çözüm önerilerini dinlemeye devam ediyoruz.

da paylaşıldı

iyi parti

Bu bağlamda İyi Parti Kocaeli İl Başkanı Sayın Şanbaz Yıldız da konuya ilişkin görüşlerini gazetemize değerlendirdi.

İşte röportajımızın detayları;

*Geçtiğimiz 1 yıllık pandemi dönemini ekonomik anlamda nasıl değerlendiriyorsunuz?

Hükümet ekonomik krizi yönetebildiğini düşünmüyorum. Yönetebilmiş  olsaydı böylesine sıkıntılı bir tablo ortada olmazdı. Çok genç ve üretken nüfusla birlikte verimli topraklara sahip olmamıza rağmen tüketen bir topluma dönüştürüldük. Buradaki en büyük sıkıntılardan biri tarıma verilmeyen destek, köylüye olunan köstek, akaryakıt giderleri, gübre giderleri vs. İster istemez insanlarımızı kentleşmeye sevk etti. Hükümette bunu farklı bir fırsata çevirmeye çalıştı. Hazır ürün getirerek üretmeden vergilerle para kazanmaya çalıştılar. Uyguladıkları politikada kendilerinin getirdiği durumdan ötürü haklı olabilirler. Ama kesinlikle üreten bir toplumu tüketen bir topluma dönüştürmek büyük bir hataydı.

‘TÜKETEN BİR TOPLUM OLDUK’

Baktığınız zaman üretimde maliyetler yüksek görünebilir. Ancak bu maliyetleri dengeleyecek olan da hükümettir. Kocaeli için konuşmak gerekirse şehir merkezleri imar ile genişlemeye başladıkça Kandıra, Kartepe ve Kullar bölgeleri tarım alanları iken Kullar bölgesinin yarısı sanayi arazisi oldu. Köylülerin bu şekilde arazilerini satıp başka işler yapmaya çalışması ekonomik sıkıntıların başlangıcıydı. Uzun yıllar öncesinde başlayıp bugüne kadar uzanan süreçte geliri vergiye dayalı tüketen bir toplum olduk. Ekonominin başına damat getirildiği zaman herkes itiraz etti. Bizler de birer işveren olarak bu işi Damat yapamaz desek de kimse bize kulak asmadı. Maalesef bu sebeplerden ötürü 2018’de büyük bir kriz oldu. Bunun sonucu olarak gıdada  %200’e yakın artışı gördük. Dövize yasak gelse bile bu artışlar geri çekilmedi.

iyi parti

İyi Parti Kocaeli İl Başkanı Sayın Şanbaz Yıldız ekonomiye ilişkin görüşlerini gazetemize değerlendirdi.

‘MUTFAKTA TENCERE KAYNAMIYOR’

Ayrıca bu artış vatandaşın asgari ücretine yansımadı. Arkasından 2020 Mart ayında gelen bu pandemide evine ekmek götüremeyen, kirasını ödeyemeyen, esnaftan, işçiden ve işverenden para yardımı talep edildi. Dünya ülkelerinde bu olay tam tersi yaşandı. Baktığınız zaman Almanya ve Hollanda gibi ülkeler geçtiğimiz yıl aylık olarak 2000-3000 Euro yardımda bulunmuş. Ülkeler bunun için ciddi kaynaklar sağlamış. Trilyon Eurolardan bahsediliyor. Hükümet tam bu zaman lazım aslında. Halkın en ihtiyaç duyduğu anda hükümetin destek olması gerekiyor. Bu destekler yapılmadığı için hükümet her geçen gün kan kaybediyor. Ciddi manada mutfakta tencere kaynamıyor. İnsanlar dükkânlarını açmaya korkuyor. Bir esnafla konuştuğunuz zaman tam kapasite dükkânını çalıştırmak için ona göre eleman alıp ekstra harcamalar yapması gerekiyor.

‘KISIR BİR DÖNGÜ İÇERİSİNDEYİZ’

Zaten akşam saat 7’de kapanan bir dükkân kazanamayacağını düşünüyor. Bizim milletimiz gibi sağduyulu başka millet yoktur. Bu milletle sistem sağlıklı kurulsa bazı şeyler düzelir. Mesela aşı yaklaşık 2 ayda hala 11 milyon kişi civarında kaldı. Biz 80 milyon nüfusu olan bir milletiz. Bunun tamamının aşılanması 1 yıldan fazla sürecek. İyi Parti Kocaeli İl Başkanı olarak düşündüğüm zaman Kocaeli ekonomik anlamda kısır bir döngü içerisindedir. Örneğin bu kentin ne girişi belli ne çıkışı belli. İstanbul’a yakın olduğundan dolayı çoğu kişi alışverişini İstanbul’dan yapıyor. AVM’lerden kaynaklı çarşı içindeki küçük esnafımız kan ağlıyor. Ama bizim insanlarımız devleti kutsal gördükleri için karşı çıkmıyor. Ne kadar dile getirilmese de bıçak kemiğe dayandı.

iyi parti

İyi Parti Kocaeli İl Başkanı Şanbaz Yıldız

‘BİR ŞEYLERDEN FERAGAT EDİLMELİ’

Genel verilerde bakmamız gereken; sanayi odalarında, ticaret odalarında, bankalarda dün ne kadar kredi kullanılıyordu bugün ne kadar kullanılıyor. Bugün ülkede borcu olmayan insan yok. Doğan insan borçlu doğuyor. Damat Bey’e 128 milyar dolar nerde diye soruluyor kimse bunun cevabını vermiyor. Geçtiğimiz günlerde ortaya atılan bir iddiaya göre kuyumcuların yarım kilo altınını Merkez Bankasına yatırması istendiği iddiası olayına bakacak olursak eğer devlet bu kadar kötü durumdaysa millet gereken her yardımı yapar. Ama bu kadar israf varken, bu kadar hoyrat bir yaşam varken hala milletten yardım talep ederseniz burada bir çelişki var demektir. Sizler bir şeylerden feragat ederseniz toplum zaten gereken fedakarlığını yapar.

‘BALIK YEMEK DEĞİL TUTMAK İSTİYORUZ’

*Bu süreçte belediyelerin sağlamaya çalıştığı destekleri nasıl değerlendiriyorsunuz?

Kesinlikle bu destekleri yeterli görmüyorum. Belediye kira yardımını bütün esnafa verebiliyor mu? Bir belediye devletin yapamadığını nasıl yapacak? Belediyenin yapabileceği en fazla kendi dükkanlarından kira almaz. Yapabileceği en büyük yardım bu olur. Ama biz asalak bir toplum değiliz. Balık yemek değil balık tutmak istiyoruz. Bu da üretimi destekleyerek olur. Bu toplum çalışacak, tırnağıyla kazanıp üretecek. Bu ülkede bu sağlanmalı.

*Bir parti il başkanı olarak bu konuya ilişkin çözüm önerileriniz nelerdir?

Üretime teşvik etmemiz gerekirken, bir insan iş kuracağı zaman nasıl para kazanırız derdindeler. Belediyeler bu dönemde tolerans tanıması gerekirken bile milletin tepesinden inmiyorlar. Boş şovları yapmak yerine millete biraz destek olabilse zaten milletimiz kendi kendine işlerini yürütür. Pandemi ilk başladığı zaman Kocaeli il teşkilatı olarak yaklaşık 5 bin adet erzak kutusu dağıttık. Bunu övünmek için anlatmıyoruz tabi ki. Marketler kapalıydı, 65 yaş üstü insanlarımız dışarı çıkamıyordu ve onların yanında olduğumuzu göstermek için bu yardımda bulunduk. Ama esas mesele insanlarımızın kendi işlerini yürütebilmeleri için vergi vb. konularda belediyelerin ve hükümetin millete yardımda bulunması gerekir. Dükkanı kapalı esnafın vergisini affettiğin zaman sanki alay etmiş gibi oluyorsun. Mesela dükkanını uzun süreden sonra açacaklara ya da yeni oluşumlara destek sağlasınlar. Bunu asla yapmıyorlar. Çünkü bir sonraki süreçte yasa gereği bunu yapma şansım yok diyerek yapamıyorlar.

KOCAELİ ÖKSÜZ BİR ŞEHİR

*Kocaeli’nin sanayi kenti olmasını kentin ekonomisi açısından nasıl değerlendiriyorsunuz?

Kocaeli’yi sanayi kenti olarak görmüyorum. Çin’de nasıl bir sistem kurduluysa Kocaeli’de de böyle bir sistem kuruldu. Burada çalışma, üretim var ama bütün kaynaklar genel müdürlükleri ya Ankara’da ya da İstanbul’da bulunuyor. Ülke ekonomisinin yaklaşık %20’sine katkı sunan bir şehiriz. Ama yeterli hakettiği değeri görmüyor Kocaeli. Kocaeli öksüz bir şehir.  Sanayi kenti olmasının faydasından çok zararı var aslında. Hem çevre kirliliği hem görüntü kirliliği yaratan birçok fabrika var. Bunlara izin verilmemesi lazım. Ben 1999 yılında aday olduğum zaman ısrarla AVM’lerin şehrin dışına yapılması lazım dedim. Çünkü şehrin kimliği ile oynamamalıyız. Kocaeli Türkiye’nin Çin’i gibi öksüz bir şehirdir. Yeterince sahip çıkılmıyor. Bunun sebeplerinden birisi coğrafi olarak dezavantajımızdır. İstanbul gibi bir tane bile dev plazamız yok. Büyük bir genel müdürlüğün çalışanı ya da bir CEO yok kentimizde yaşayan. Sadece çalışanlar var burada. Genel olarak çalışanlar da asgari ücret ve sözleşmeli olarak çalışıyorlar.

‘BURADAKİ DİNAMİKLERİ HAREKETE GEÇİRMEK LAZIM’

Bu eleştirileri yaparken çözüm önerilerini de söylüyorum. Kocaeli çok güzel ve özel bir şehir. Normalde Ankaralıyım ama nerelisin diye sorduklarında İzmitliyim diyorum. Bu kadar çok seviyorum. 3 gün bile uzaklaşsam özlüyorum. Bu güzel şehri daha güzel ve verimli hale getirmek için buradaki dinamikleri harekete geçirmek lazım. Burada Vali beyin üzerine büyük sorumluluk düşüyor. Hükümete değil buradaki halkın valisi olarak hizmet etmesi gerekiyor. Herkesle diyolog halinde olmalı.  Bu toplumsal barışı öncelikle yukarda sağlamalıyız. Aynı şekilde Büyükşehir belediye başkanına da büyük görev düşüyor. Büyükşehir Belediye Başkanı bu kentin bireyi bu kentte bürokratlık yapmış bu aslında Kocaeli için büyük bir şans. Ama kendisi siyasi kimliğini bırakıp tüm şehrin belediye başkanı olması gerekiyor. Eğer ayrım yapmaksızın herkesi kucaklarsanız bu zor süreci aşabiliriz.

Toyota’nın yeni modeli Kocaeli’nde ilk sahibine teslim edildi

 

Yorum Yapmak İçin Tıklayın

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Döviz Kurları

Facebook

Son Haberler