Bizi Takip Edin
->

Sektör

Sinan Bayraktar: Otomotiv sektöründe neler oluyor?

İnsanlık tarihinde daha önce bazılarına şahit olunup baş edilebilen, ancak bu kez baş edilmesinde çok zorlanılan bir yılı geride bırakarak 2021 yılında ilerliyoruz.

da paylaşıldı

sinan bayraktar

Yaşamımızın tüm evrelini oldukça etkileyen covid-19 salgının etkileri tüm sektörlerde olduğu gibi inceleme konumuz olan otomotiv sektöründe de çok farklı değişimlere sahne olmaya devam ediyor.

Olumlu ve olumsuz yönleri ile etkilenen sektörde arz talep dengeleri her ay değişim gösteriyor, tüketici istekleri farklı bakış açıları geliştiriyor.

Gelişen teknolojik değişimler, dijitalleşme ve endüstri 4.0’ın en büyük etkisi olan yapay zeka ve nesnelerin internetini oldukça etkilemeye başladığı sektör, üretim açısından çok farklılık yapmayı gerektiriyor ve üreticileri çok hızlı olmaya zorluyor.

Günümüz tüketicileri, bir araba satın alırken ve sürerken benzersiz şekilde tasarlanmış bir deneyim istiyor. Otomobil üreticileri, fabrikadan satış kanallarına ve hatta kaldırım kenarına kadar bireysel müşterileri yaptıklarının merkezine yerleştirmek için yeni stratejiler, dijital teknolojiler ve araç içi hizmetler üretiyorlar

2021’de dört gözle beklenen otomotiv endüstrisi trendlerinin kapsamlı bir araştırması, endüstrinin geleceğinde merkezi bir rol oynayan bilgi merkezli teknolojilerin ortaya çıktığını gösteriyor.

Sektör, faaliyetlerinde benzeri görülmemiş bir ölçekte yeni teknolojileri benimsiyor. Yapay zeka (AI) ve bir süredir etrafta olan büyük veri ve analitik gibi teknolojilere ek olarak, nesnelerin interneti (IoT) ve blok zinciri gibi yeni teknolojiler de otomotiv sektöründe çok sayıda uygulama buluyor.

2021 ve takip edecek yıllarda sektördeki trendler hızla değişim gösteriyor ve sistemlerde etkileşimler ön plana çıkıyor. Yapılan araştırmalarda sektöre yön verecek en önemli trendlerin şunlar olacağı ve 2021 yılından başlayarak süratle devreye gireceği öngörülüyor

  1. Otonom Araçlar (AV)

Otonom araçlar, insan sürücülere olan ihtiyacı en aza indirmeyi ve günlük ulaşımı dönüştürmeye hazır görünmeyi hedefliyor. Bu tip araçlardan oluşan filolar toplu taşımayı nispeten daha güvenli hale getirmeyi hedefleyerek, örneğin, sürücü yorgunluğu veya ihmalinden kaynaklanan kazaları azaltıp güven unsurlarını ön plana çıkartıyor.

Bunların yanı sıra, yaya davranış tahmin teknolojisi geliştiriliyor. Sınırlı parametreleri dikkate alan iki boyutlu (2D) ve üç boyutlu (3D) nesne algılama teknolojilerinin aksine, çözümleri yayaların baş pozisyonunu, göz temasını ve bacak hareketlerini, hava koşullarını kontrol eden ve bir risk seviyelerini ölçen sistemler özellikle toplu taşım sistemlerinde yerel yönetimlerin taşıt alım trendlerini etkilemeye başladığı görülüyor.

  1. Bağlantı (Merkeze bağlı internet bağlantısı)

Dünya otomotiv devleri artık ürettikleri araçların güvenlik ve diğer unsurlarını tüketici ile birlikte tasarlayarak güvenlikli iletişim ağları kuran sistemleri araçlara monte ediyor ve bu konuda hem servis bağlılığını artırıyor, hem de tüketicinin alım iştahını bu yöne çeviriyor.

  1. Elektrifikasyon

Azalan fosil yakıt rezervleri ve bunların kullanımından kaynaklanan çevreye verilen zarar, elektrikli araçların kullanımını teşvik etmeyi gerektiriyor. Daha fazla talep yaratması amacıyla yapılan çalışmalarda özellikle yüksek fiyat, zayıf pil, yetersiz şarj altyapısı, filo elektrifikasyonu ve yenilenebilir enerji tabanlı şarj şebekelerine güç sağlama gibi sorunlar ele alınarak sürdürülebilir iş planları devreye alınıyor.

  1. Paylaşılan Hareketlilik

Geleneksel araç sahipliğine alternatif olarak paylaşımlı mobiliteye odaklanan yeni iş modelleri ortaya çıkması sektöre farklı bir hareket kazandırmaya devam ediyor. Kiralama sektörü yanında gelişen yeni kullanım modelleri de sektörün farklı araçlar üretmesine olanak sağlıyor

  1. Yapay Zeka

Üretim oranını hızlandırdığı ve maliyetleri düşürmeye yardımcı olduğu otomotiv üretiminde oldukça fazla kullanılmaya başlayan uygulamalar sayesinde üretimde fazlalık ve yeterli iş gücü kullanımı da önemli hale geliyor

  1. Nesnelerin İnterneti (IoT)

Otomotiv endüstrisinde IoT, araçlar, araçlar ve altyapı bileşenleri arasında güvenli iletişim sağlayarak, yol güvenliğinin artmasına bağlı trafik sıkışıklığı önleyebilecek çözümlerle beraber enerji harcamalarını da kontrol ederek tüm araçlarda kullanılan bir sistem haline geliyor.

Yukarıda saymaya çalıştığımız trendler doğrultusunda bakacağımız otomotiv endüstrisi de ülkemizde oldukça değişim göstermeye devam ediyor. TOGG olarak adlandırılan otomobil yapım sürecinde tamamı elektrikli olacak yerli otomobilin de yapım aşamasına doğru hızla ilerlemesi sektöre farklı oyuncuların ne şekilde dahil edileceği tartışmalarını da beraberinde getiriyor.

Bütün sektörleri etkilediği gibi, Otomotiv sektöründe 2020 yılında salgının etkisi derinden duyuldu.

Her ne kadar diğer Avrupa ülkelerine göre otomotiv satışlarında Türkiye önceki yıla göre artış sağlayarak ön plana çıkmış olsa da bu aslında ülkemizde bir önceki yılın satış rakamlarının diğer ülkelere göre daha olumsuz olmasından da kaynaklanıyor. Bir taraftan, 2018 ve 2019 yılındaki olumsuzluklar nedeniyle talebin 2020 yılına ertelenmiş olmasının 2020 yılı satışlarını olumlu yönde etkilemesi, diğer taraftan yılın ikinci yarısından itibaren kredi faiz oranlarındaki artış ve kurdaki değer kaybı ile ÖTV oranlarındaki artış olumlu seyreden pazarın bir miktar önünü kesmiştir. (EY Sektör Raporu)

2021 yılında Avrupa pazarındaki salgına bağlı daralma ve bunun ihracatımıza olan etkileri ile global “çip krizi” sektörün önündeki engellerin başını çekmektedir. Diğer taraftan ise toplu taşımaya olan ilgi ve güvenin azalması, ülkemizde son dönemde kurun aşağı yönlü seyri gibi faktörler ise talebi olumlu yönde etkileyecek faktörler arasında sayılabilir.

Türkiye pazarına baktığımızda veriler şu şekilde oluşmuştur.

2020 Kasım ayı sonunda Türkiye, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 72,5 artış ile Avrupa otomotiv satışları sıralamasında 6. ülke, yüzde 67,3 artış ile Avrupa otomobil satışları sıralamasında 6. ülke ve yüzde 92,8 artış ile Avrupa hafif ticari araç satışları sıralamasında 6. ülke olarak yer aldı.

Dünya ve Avrupa otomotiv pazarlarına baktığımızda; veriler global kaynaklardan açıklandığında 2020’nin yine bu oranda; Avrupa’da yüzde 25 seviyesinde bir daralmayla kapandığı görüldü. Aynı şekilde dünya genelinde de pazarın 2019’a oranla yüzde 20’lik bir daralmaya sahne olduğu anlaşıldı.

Dünya’da bu veriler oluşurken Türkiye’de;

2021 yılı Ocak ayında toplam üretim bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 3 azalırken, otomobil üretimi yüzde 6 oranında azaldı. Bu dönemde, toplam üretim 106 bin 176 adet, otomobil üretimi ise 68 bin 777 adet düzeyinde gerçekleşti.

2021 yılı Ocak ayında toplam pazar geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 61 artarak 45 bin 230 adet düzeyinde gerçekleşti. Bu dönemde otomobil pazarı ise yüzde 61 oranında arttı ve 35 bin 358 adet olarak gerçekleşti.

Ticari araç grubunda, 2021 yılı Ocak ayında üretim yüzde 8,8 seviyesinde artarken, ağır ticari araç grubunda yüzde 107, hafif ticari araç grubunda ise yüzde 5 seviyesinde arttı. 2020 yılı Ocak ayına göre ticari araç pazarı yüzde 62, hafif ticari araç pazarı yüzde 52 ve ağır ticari araç pazarı yüzde 77 arttı.

2021 yılı Ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre, toplam otomotiv ihracatı adet bazında yüzde 14 oranında azalırken, otomobil ihracatı yüzde 21 oranında azaldı. Bu dönemde, toplam ihracat 77 bin 569 adet, otomobil ihracatı ise 48 bin 50 adet düzeyinde gerçekleşti.

2021 yılı Ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre, toplam otomotiv ihracatı Dolar bazında yüzde 6 azalırken, Euro bazında ise yüzde 15 azaldı. Bu dönemde toplam otomotiv ihracatı 2,3 Milyar $ olarak gerçekleşirken, otomobil ihracatı yüzde 22 azalarak 802 Milyon $ seviyesinde gerçekleşti. Euro bazında otomobil ihracatı ise yüzde 29 artarak 659 Milyon € seviyesinde gerçekleşti.

ÖTV ve KDV desteği 2019 yılı Haziran ayında sona erdi. Buradan bakınca 2020’de bunun etkisinin çok fazla hissedilmediğini söyleyebiliriz. 2020’de pazarın büyümesindeki en büyük etken, geçmiş iki yılda ertelenen talebin bu yıl pazara yansıması ve bir miktar da pandemi sebebiyle bireysel taşımaya yönelme oldu.

2021’de, devletimizin açıkladığı ekonomik hedefler ışığında, 2020’ye göre düşen pazarın azalacağını tahmin edilmektedir.

Ülkemizin jeopolitik konumu açısından zaten dalgalanmalara oldukça duyarlı olması tüm sektörleri etkilediği gibi otomotiv sektörünü de olumlu veya olumsuz olarak etkilemektedir.

Son dönemlerde güveni sarsılan döviz kurlarındaki dengesiz hareketlerin de sektöre farklı ivmeler kazandırdığı görülmektedir. Tüketicinin tasarruf amacıyla elinde tutmaya çalıştığı gelir araçlarından feragat edememesi veya beklenti içerisinde olması da sektördeki hareketleri etkilemektedir. Ayrıca faizlerin yüksek seyretmesi de bankalar açısından kredi pozisyonlarındaki etkisini biraz olsun yitirmiştir.

Gelecek günlerde ve özellikle yaz aylarında sektör dinamiklerinde önemli değişimler gözlenmesi kaçınılmazdır.

Son yıllarda dünyada büyük ekonomi sahibi ülkelerin de volatilitesinin de ciddi oranda artması dikkate alındığında tüm ülkeler her türlü yansımayı hissedecektir.

Otomotive bağlı yan ve destekleyici sektörlerde dijital üretim ve Bilgi Teknolojileri açısından önemli gelişmeler izleneceği düşünülmektedir. Açıklamaya çalıştığımız trendlerin yükselme eğiliminde olması, yan sektörlerdeki üretimin bu yönde artış sağlamasını gerektirmektedir. Otomasyon artışını hedeflemeyen ve sektöre bu yönde destek sağlamak için yatırım planlaması yapmayan işletmelerin oyun içerisinde olmayacağı da görülmektedir.

Sağlıcakla kalın.

 

Yorum Yapmak İçin Tıklayın

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Döviz Kurları

Facebook

Son Haberler